|
Bir dünya devi olan Ontex’te başlayan işçi direnişi, işçi sınıfı hareketinde son dönemde yapılan en önemli direnişlerden biridir. Bu önem sadece Ontex’in büyük bir uluslararası tekel olmasından gelmiyor. Direniş asıl önemini sendikal bürokrasiye karşı verdiği mücadeleden alıyor. Çünkü Ontex işçileri, sadece Ontex yönetimine değil, aynı zamanda sendika bürokrasiye karşı da mücadele ediyor. Çünkü Ontex yönetimiyle sendika bürokratları işçilere karşı elbirliği yapıyorlar. İşçi kıyımı da bu işbirliğinin eseriydi zaten.
İşte Ontex işçileri böylesine anlamlı bir mücadeleyi omuzlamışken, bu mücadeleyi görmeyenler, görmemezlikten gelenler de var. Özellikle emekten, işçi sınıfından, sendikal bürokrasiye karşı mücadeleden dem vuran bazı çevreler Ontex işçilerinin mücadelesini yok sayıyorlar. Gazete ve internet sitelerinde Ontex işçilerinin yaşadıklarına ve yürüttüğü mücadeleye tek satır yer vermiyorlar.
Ontex işçilerinin mücadelesini görmezden geldiler
Kimler mi? İşte bir örnek “emek haberleri” vermek iddiasındaki “sendika.org”. Grev ve direnişleri takip etmek üzere “Grev gözcüsü” adlı bir de köşe bulunduran bu site, nedense Ontex işçilerinin direnişini günler geçmesine rağmen görmedi, görmek istemiyor.
Diğer bir örnek ise Evrensel gazetesi. En küçük bir işçi eylemini dahi uzun uzun veren bu gazete de Ontex direnişine dair tek bir satır yazmadı. Bugünlerde sayfalarında sendikal bürokrasiye karşı mücadeleden bol bol dem vururken, sayfaları sendikal ihanete karşı sınıfın tabandan örgütlenmesi ihtiyacına yönelik vurgulardan geçilmezken, sendikal bürokrasiye karşı bu son derece anlamlı işçi eylemini yok sayıyor.
Kuşkusuz ki, bu yayınların Ontex direnişini yok sayması, gözlerini kapatması nedensiz değil. Bu tutum, bu yayınların hizmet ettiği siyasal iradenin bir tercihi. Hem de bilinçli, hesaplı bir tercih bu.
Taban iradesine karşı sendika bürokratlarının yanındalar
Bu tercihin tek nedeni, sınıf devrimcilerinin bu direnişe belirgin bir katkı yapıyor olması değildir. Asıl neden bu siyasetlerin gerçekte sendika bürokratlarıyla kurduğu ilişkidir. Elbette mesele Türk-İş bürokrasisi değildir. Öyle ya çıplak bir ihanet içerisinde bulunan Türk-İş bürokratlarını da eleştirmek bugün için bir maharet değildir. Kaldı ki Evrensel gazetesi ve dolayısıyla EMEP yakın zamana kadar da Türk-İş bürokratlarını eleştirmekten de geri duruyordu. Şimdi artık Türk-İş bürokratları eleştirilebilmektedir, ama ya alt kademe bürokratlar!
Bu alt kademe bürokratlarının büyük bölümü Türk-İş bürokratlarına karşı muhaliftir. Yine büyük çoğunluğu solcu geçinir. Sendikal demokrasiden dem vurup, kürsülerde mücadeleden yana nutuk atmaktan çekinmezler. Ama hemen hepsi de tabandan yükselecek bir işçi iradesi karşısında ölesiye korkarlar. Sendikal ayrıcalıklarını kaybetmekten korkarlar. Bu ayrıcalıkları kaybetmemek için de üst kademe bürokratlardan geri kalmayan oyunlar çevirirler. İşte Selüloz-İş Şube Başkanı da alt kademe bürokratlarının tipik bir örneğidir.
Ama bu alt kademe bürokratları EMEP çevresinin işçi sınıfı içerisindeki varlık zeminidir. Bu nedenle de üst kademe hakkında atıp tutarken, alt kademe bürokratları ne yaparsa yapsınlar görmezden geliyor, tabandan yükselen seslere karşı da onlara üstü kapalı destek sunuyorlar.
TEKEL direnişi bu bakımdan çarpıcı bir deneyimdi. Burada bahse konu ettiğimiz yayınlar ve onların bağlı oldukları siyasal iradeler, TEKEL direnişi sürecinde Mustafa Türkellerin en önemli dayanaklarıydı. Bu ölçüde de direnişin bitirilmesinde pay sahibi oldular.
Sendikal bürokrasiye karşı mücadele mi?
Bu aynı Evrensel gazetesi ve EMEP, Ontex direnişini görmezden gelirken, diğer yandan da sendikal bürokrasiye karşı tabanı örgütlemek iddiasıyla kurultaylar düzenliyor. Büyük ölçüde toplantılarına katılan işçi sayılarının abartıldığı bu kurultay sürecinde, kürsü de çoğu durumda sendikal bürokratları tarafından dolduruluyor.
İşte Ontex işçilerinin direnişini görmeyen Evrensel’in 22 Şubat tarihli sayısında yer alan bir kurultay haberi buraya kadar tüm söylediklerimizi çarpıcı biçimde doğruluyor. Habere konu olan kurultay toplantısı Küçükçekmece’de, yani Ontex direnişinin olduğu bölgede yapılmış (Elbette Ontex işçileri davetli değil). Habere göre çeşitli işyerlerinden işçiler toplantıya katılırken, “toplantıda sendikaların işçinin taleplerini karşılayacak bir yapıya kavuşmasında görevin mücadeleci işçilere ve sendikacılara düştüğü vurgulandı”.
Haberi asıl ilginç kılan ise büyük puntolarla öne çıkan şu sözler: Sendikal bürokrasi sınıfa ihanet içerisinde!
Bu sözleri sarfeden kişi ise EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu. Kendisi eski TÜMTİS Genel Başkanı. Bilindiği gibi yıllar boyunca sendikanın genel başkanlığını yaptıktan sonra koltuğu bırakmamak için, karşısına çıkan muhalif güçlere karşı baskı ve ayak oyunlarına başvurmuş, ancak yine de koltuğunu koruyamamıştı. İşte bu Topçu ilgili toplantıda işçilere bir de TÜMTİS’teki pratiklerini örnek olarak vermiş.
Gerici işbirliğine rağmen Ontex direnişi kazanacak!
Sözü uzatmadan belirtmek gerekir ki, bu reformist-liberal çevrelerin işçi sınıfına da verebilecekleri bir şey yoktur. Ne kadar emekten, sendikal demokrasiden bahsederlerse bahsetsinler, bunun için kurultaylar örgütlesinler bu gerçek değişmez. Çünkü sendikal bürokrasiyle bu denli içli dışlı olanların, onlarla kurdukları ilişkilerin selameti uğruna işçilerin mücadelesini yok sayanların işçi sınıfının mücadelesine katacakları birşey olamaz.
Son olarak belirtelim ki, Ontex işçileri, sadece işçi sınıfına karşı gerici bir işbirliği yapmış olan patron-sendika ittifakını değil, aynı zamanda bu gerici işbirliğine ortak olarak direnişi yoksayan liberal-reformist güçleri de aşarak zafere ulaşmayı bilecektir. ilgili haberler |